• Atılgan&Sak Hukuk Bürosu

YABANCI ÜLKE MAHKEME KARARLARI TÜRKİYE'DE GEÇERLİ MİDİR?

En son güncellendiği tarih: 21 Ağu 2019

Yurt dışında bir Türk ve ya yabancı ile evli olan Türk vatandaşı, boşandığı ülkenin

mahkemesince verilen kararı Türk Mahkemelerinde onaylatmak zorundadır. Bu

onay işlemine tanıma davası adı verilmektedir. Eğer söz konusu Yabancı mahkeme

kararında boşanmanın yanı sıra velayet, tazminat,nafakaya dair hükümlerde

bulunuyorsa açılacak dava tenfiz davası olacaktır.


Yabancı ülke mahkemelerince verilmiş kararlar, Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmamaktadır. Yurt dışında yaşayan müvekkillerimiz bu konudaki sıkıntılarını ‘’Almanya’da boşandım ama Türkiye’de geçerli değilmiş’’ ‘’Yurt dışında boşandım ama Türkiye’de halen evli görünüyorum’’ şeklinde dile getirmektedirler. Yabancı ülke mahkeme kararlarının her iki ülke arasında da geçerli hale gelmesi ülkemizde ayrıca tanıma ve tenfiz davası açılmasına bağlıdır.


Yabancı ülkelerde verilen boşanma kararlarının ayrıca Türkiye’de tanınması gerekmektedir.

Bu davalar açılmadıkça vatandaşlar Türkiye nüfus kayıtlarında evli gözüktükleri için tekrar evlenmek istediklerinde hem yurt dışında hem Türkiye’de engelle karşılaşabilmektedirler. Ayrıca taraflar Türk nüfus kayıtlarında halen evli gözüktükleri için birbirlerinin mirasçısı olurlar. Bu anlamda mirasçılık devam ettiğinden birbirlerinin malvarlıklarının aktif ve pasiflerinden de sorumlu olurlar. Yani tanıma davası sonuçlanıncaya kadar tüm hak ve borçlardan mirasçı sıfatıyla sorumludurlar. Uygulamada aile, miras ve sözleşmeler hukuku alanları için tanıma tenfiz istenmekte ise de çoğunlukla boşanma davalarının ve ferilerinin tanınması tenfizi istenmektedir.


Tanıma Tenfiz Davası Arasındaki Fark Nedir?

Yabancı ülke mahkeme kararlarının Türk Hukuku yönünden geçerli hale getirilebilmesi için açılan davaya tanıma davası denilmektedir. Bu davanın kesinleşmesi ile Yabancı ülke mahkeme kararı kesin hüküm etkisini ülkemizde de gösterir.

Tenfiz ise tanımadan farklı olarak, yabancı mahkeme kararlarına uygulama imkânı kazandırmak demektir. Tenfiz sayesinde yabancı bir mahkeme kararı, tenfizi istenen ülkede icraya konabilecek ve icra organları aracılığıyla icra muameleleri yapılabilecektir. Tenfiz niteliği itibariyle tanımayı da içermektedir.


Tanıma Tenfiz Davasını Açmak Zorunlu mudur?

Eğer söz konusu davalar açılmaz ise, ilgili kişi Türkiye’de halen evli gözükeceğinden, yeniden evlenemeyecek, miras ve aile hukuku konularında sıkıntılar yaşayabilecektir. Bu sebeplerle ilgili soruya kesinlikle evet cevabını verebiliriz.


Tanıma Tenfiz Davalarında Hangi Belgeler Aranır?


Yabancı mahkeme kararının o ülke makamlarınca usulüne uygun şekilde onanmış aslı ve ya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi.

Yabancı mahkeme ilamının aslı ve ya ilamın onanmış örneği yerine kararın fotokopisi ile davanın görülmesi mümkün gözükmemektedir. Bu konuda Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları bulunmaktadır.


Kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ve ya belge ile onanmış tercümesi.

Dilekçeye eklenmesi gereken diğer bir belge ise, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ve ya belgedir. Bu hususta aşağıda bahsedeceğimiz Apostil Şerhi büyük önem arz etmektedir.


Mahkeme Kararının Tercümesi

Yabancı mahkeme ilamının yazıldığı dilden Türkçeye çevrilmesinde, ilgili kanun ilamlarda olduğu gibi kararın çevirisinde de onanmış olması gerektiğinin altını çizer. Çeviri işlemleri yeminli tercümanlar vasıtasıyla yapılır. Çeviri işlemlerinin tamamlanmasının ardından çevirinin onanması gerekir. Çeviri yurt dışında yapılmış ise onamaya yetkili makam konsolosluklar, yurt içinde ise noterlerdir. Yabancı mahkemenin vermiş olduğu kararın Türkçeye yeminli tercüman tarafından tercüme edilmesi ve bu tercümenin Noter veya Konsolosluktan onaylatılması sonrasında evrak mahkemeye sunulabilecek hale gelmektedir.


Apostil Şerhi (apostille stamp)

Apostil, 5 Ekim 1961 tarihinde Den Haag’da taraf ülkelerce imzalanan Lahey Konvansiyonuna göre, bir ülkede düzenlenen resmi bir belgenin diğer bir ülkede ibraz edilebilmesine olanak sağlayan onay amaçlı bir şerhtir. Bu işlem, son derece basit olup belgeyi düzenleyen devletin yetkili makamı tarafından ilgili evraka Apostil kaşesinin basılarak veya etiketinin yapıştırılarak imzalanmasıyla gerçekleştirilir. Apostili her ülke kendi dilinde yazar. Şerh içerisinde ‘’Convention de La Haye du 5 Octobre 1961’’ şeklinde Fransızca bir ibare bulunmaktadır ki bu ibarenin şerh hangi dilde yazılırsa yazılsın bulunması şarttır.


Apostil Şerhini Kim/kimler Verir?

Yabancı ülkedeki kararı veren mahkeme ve ya yetkili noter apostil şerhini vermeye yetkilidir. Bu konuda Türk büyükelçiliği ve ya konsolosluğu da size yol gösterecektir.


Tanıması ve ya Tenfizi İstenen Kararın Mahkeme Tarafından Verilmesi Zorunlu mudur?

Tanıması ve ya tenfizi istenen kararın, yabancı bir ülke mahkemesinden verilmiş olması gereklidir. Fakat mahkeme tarafından verilmiş bir karar olmasa bile, başka organlarca verilmiş kararlar da, eğer o ülkenin yargı organlarınca denetlenip onanmışsa tanıma tenfiz yöntemi için uygun sayılmaktadır. Örnek vermek gerekirse; boşanma kararı bir takım ülkelerde idari organlar tarafından verilebilmektedir. İdari organlarca verilmiş bu boşanma kararı eğer yargı organlarınca denetlenip, onanmışsa bu karar bir anlamda mahkeme kararına dönüşmektedir. Fakat yargı organları denetiminden geçmemiş organ kararlarının tanınması tenfizi mevcut mevzuat hükümlerince mümkün gözükmemektedir.


Tanıma Tenfiz Davaları Türkiye’de Nerede Açılabilir?

Tanıma veya tenfiz davası üç büyük şehirde de açılabilir. Bununla birlikte İzmir ili büyük şehirler içerisinde baro ücret tarifesi açısından en avantajlı şehir konumunda olup, yargılama işlemleri de en hızlı buradan yapılmaktadır.


Dava için Türkiye’ye Gelmek Zorunda mısınız?

Tanıma tenfiz davalarında, Türkiye’den bir avukata vekâletname vermeniz halinde Türkiye’ye gelmek zorunda değilsiniz. Avukatınız sizin adınıza duruşmalara girecek ve adınıza diğer işlemleri takip edebilecektir.


Tanıma Tenfiz Davaları Ne Kadar Sürer?

Dava dilekçesini sunduğumuz mahkeme, duruşma günü ile birlikte dilekçeyi karşı tarafa tebligata çıkartır. Davalı karşı taraf yurt dışında bulunuyorsa dava dilekçesi yurt dışına tebliğ edilecek bu süreç ise 4-5 ayı bulabilecektir. Ayrıca davalı yabancı ise dava dilekçesinin yabancı dile tercüme edilerek gönderilmesi zorunludur. Davalı tarafın herhangi bir itirazı yok ise Türk hâkimi davayı kabul edip kararı yazacaktır. Gerekçeli kararın bir aylık bir zaman içerisinde yazılması ile kararın tekrardan yurt dışına tercüme edilerek gönderilmesi ile davanın kesinleşmesi süre olarak 10-11 ayı bulabilecektir. Bu uzun sürecin ve ekstra tercüme maliyetlerinin önüne geçebilmek için, uygulamada iki taraf ta Türkiye’de bir avukata vekâletname çıkarabilir. Bu takdirde yurt dışı tebligatı ve tercüme konusu gündeme gelmeyecek ve dava toplam 2-3 aylık bir süreçte kesinleşecektir.


Tanıma tenfiz davalarının açılabilmesi için yukarıda ifade ettiğimiz gerekli evrakların yanı sıra, tanınması ve ya tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının başka nitelikler taşıması, örneğin ilgili kararın Türk kamu düzenine aykırılık taşımaması ve kararın hukuk davalarına ilişkin bir karar olması gereklidir.


Konu hakkında daha fazla bilgi almak için yorumlar kısmından bize soru sorabilir ve ya bizimle iletişime geçerek bizden randevu alabilirsiniz.

________________________

Bu makale tüm hakları saklı olarak, Av. Hikmet Çağlar SAK ve Av. Ata Sabri ATILGAN tarafından www.atilgansakhukuk.com sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Makalenin tamamı kaynak gösterilmek şartıyla ve ancak özel izin alınarak kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen yayınlanması şahsi ve fikri haklara aykırılık

teşkil eder. 01.10.2018



259 görüntüleme
  • LinkedIn Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Google+ Social Icon